Kullanıcı Adı
  Şifre
  Üye Tipi
     
  Sifremi Unuttum
  Yeni Üyelik
ANKET

ATATÜRK'ün TÜRK halkına hesap vermek amacıya yazdığı, TBMM kürsüsünden 36 Saat 33 Dak.'da aralıksız okuyabildiği NUTUK eserini; siz, ne kadar zamanda okuyabilirsiniz? Veya önceden okumuş muydunuz?
A- 24 Saat / 1 Gün süresince okuyabilirim,
B- 48 Saat / 2 Gün süresince okuyabilirim,
C- 36 Saat / 3 Gün süresince okuyabilirim,
D- 5 Gün süresince okuyabilirim,
E- 7 Gün süresince okuyabilirim,
F- 15 Gün süresince okuyabilirim,
G- 21 Gün süresince okuyabilirim,
H- 30 Gün süresince okuyabilirim,
I- Ben, önceden okumuştum,
J- Ben, şu an okumayı düşünmüyorum,
   
 
Not: Her IP den 1 oy kullanılabilir.
 

GÜÇLE KİŞİLİK TESTİ”NDE GELİNEN NOKTA ...

Ercan DEVA
Gazeteci, Yazar ve Danışman,

Bu yazı 2365 kez okundu
 
Bu köşede çıkan son yazımda Cumhurbaşkanlığı seçimi ile “güçle kişilik testi”ni konu alan bir değerlendirme yapmıştım. O yazımın girişinde ABD Başkanı Abraham Lincoln’ün şöyle dediğini hatırlatmıştım:

“Hemen herkes zorluklarla başa çıkabilir. Eğer, bir adamın kişiliğini ölçmek istiyorsanız, ona güç verin. Güç, büyük bir nehirle kıyaslanabilir. İkisi de güzel ve yararlıdır. Ama, akıntı güçlendiğinde ve taştığında, yıkıcı olur. Gücün tehlikesi, sahip olanın onu kendi çıkarı için kullanma eğiliminde olmasıdır. Bu yüzden, kendilerine güç veren şey üzerindeki herhangi bir değişime doğal olarak karşı çıkacaklardır. Tarih bize, güce sahip olmanın, onu kötüye kullanmaya, gücü kötüye kullanmanın da gücü kaybetmeye gittiğini söyler.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nın halkoyuyla seçileceğini belirterek, güce sahip olan ve onu kötüye kullananlar olabileceğini ve bunun “güçle kişilik testi” anlamına geleceğini hatırlatmak istemiştim.
Şimdi geldiğimiz noktada Başbakan Erdoğan, halkoyuyla Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. Türkiye bu seçimden sonra çok değişik bir sürece girmektedir. Erdoğan, gelinen süreçte “güçle kişilik testi”ne konu olan siyasetçi konumundadır.
Erdoğan’ın neleri yapıp neleri yapmayacağını yaşayarak göreceğiz. Ancak, dikensiz bir gül bahçesi yaratabilmek için istediği gibi davranma ihtimali hayli yüksek gözükmektedir. Başbakanlık görevini üstlenecek kişi, kim olursa olsun, işi gerçekten çok zor olacaktır.Yeni Bakanlar Kurulu’nun “biat” kültürüne sahip, iyi söz dinleyenlerden oluşması ihtimali yüksektir. Ancak, “Başkan benim, ben ne dersem o olur” mantığının hiç aksamadan sürme olasılığının uzun soluklu olmayacağı inancımı taşıdığımı belirtmeliyim. Ama, yeni yönetme anlayışının bürokrasiye ve topluma yönelik yansımalarının iyi olacağını söyleyebilmek için sadece saf olmak lazım!
Cumhurbaşkanlığı seçiminin çatı aday çıkaran CHP ve MHP’yi yönelik sonuçları da önemli gelişmelere gebedir. Kim ne derse desin, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sonuçta başarısız olmuştur. Kılıçdaroğlu’nun karşılaştığı sonucun, CHP içinde fırtına koparacağını söylemek için müneccim olmak gerekmiyor. Bu Kılıçdaroğlu’nun görevini bırakmasına kadar gidebilir mi? Olabilir de olmayabilir de. Ama, CHP içinde yenilik arayışlarının çok hızlanacağı ve gerilimin tırmanacağı çok açıktır.

Bu arada, hangi gerekçeyle olursa olsun, CHP’de görevli olup çatı aday konusuna sıcak bakmayıp seçime boykot arayışına girenlerin de eleştirilerin hedefinde olacağı ortadadır. Özetle, CHP’de “kaynayan kazan süreci” kapıdan içeriye adımını atmıştır.

MHP’ye gelince. Bahçeli, çatı aday konusunda umulanın aksine yeterli bir performans sergileyememiş ve CHP ile ortak adaya sıcak bakmayan MHP’lileri ikna etmekte başarısız olmuştur. Yani, MHP’de de suların hemen durulacağını söylemek fazla iyimserlik olur. Tartışmalar Bahçeli’nin Genel Başkanlık koltuğuna kadar gidebilir mi? Bunu, kestirebilmek oldukça zordur. Ancak, bu süreçte yaşanacak hiçbir şey sürpriz olmamalı.
İktidar partisine gelince, Partinin Genel Başkanı’nın Cumhurbaşkanı olması başarılmıştır. Ancak, bu başarı partiden çok Erdoğan’ın kararlı stratejisi ile elde edilmiş olan bir sonuçtur. Partide kimse bu başarıda pay sahibi olduğunu düşünmemelidir. Erdoğan, bu başarıya ulaşırken devletin tüm imkanlarını hiç çekinmeden sonuna kadar kullanmıştır.

Ve son bir değerlendirmeyi de gelecek yıl yapılacak olan milletvekili genel seçimi ile ilgili yapalım. 2015 yılında yapılacak olan bu seçimin erken seçime dönüştürülmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Erdoğan, sandıktan aldığı bu rüzgarın Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçimden de Anayasa’yı değiştirebilecek bir çoğunlukla çıkması için uygun bir zemin olduğuna inanırsa, genel seçimin bir baskın seçime dönüşmesi için atik davranabilir. Ancak, Erdoğan’ın başında olmadığı iktidar partisinin bu rüzgardan gereği gibi yararlanacağını söylemek pek mümkün değildir. O hesap tutmayabilir. Gerek CHP’de gerekse MHP’de çok büyük krizler yaşanırsa, o zaman bu hesabın gerçekleşmesi ihtimal dahilinde olabilir.

Sonuç olarak, Cumhurbaşkanlığı seçimi siyasette tüm taşları yerinden oynatmış bulunuyor. Fay hatlarında kırıkların boyutlarının ne kadar artacağını siyasette ne tür depremlere yol açacağını ise yaşayıp göreceğiz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
 
Abdullah BOZGEYİK
Bağımsız Danışman ve Öğretim Görevlisi

YOL ARKADAŞINIZ BİLGİ OLSUN.
Ercan DEVA
Gazeteci, Yazar ve Danışman,

GÜÇLE KİŞİLİK TESTİ”NDE GELİNEN NOKTA ...
Erhan ŞAHİNKAYA
Körfez Consulting

SANAYİCİLERİMİZ VE BANKALAR...
H. Kürşad DEVECİOĞLU
Doğrudan Pazarlama Danışmanı

ÇİN'DE NELER OLUYOR?
Osman Arslan TUNÇELLİ
Eğitmen, Danışman

“BASEL III Uzlaşısı Kuralları, Bankalarımız Ve KOBİ’ler”
Munevver OLCAYSOY
Kobi-AB'ye uyum ve E-Dönüşüm Uzmanı

BİLGİ TOPLUMUNDAN DÜŞ TOPLUMUNA GEÇİŞ BAŞLADI…
Rana ÖZŞEKER
Yönetici Koçu

Karizma tutkuyu aktarabilmektir...
Yasemin SUNGUR
Eğitmen, Danışman

Bir hayalim var...
Yaşar EREN
Eğitmen, Yazar, Bayi / Dist. Yön. Danışmanı

FİRMA TANITIM VİDEOLARI